Halkın Doktorları: Kadın sağlığı, toplum sağlığıdır!

14 yıllık AKP iktidarı boyunca hızla piyasalaştırılan sağlık sistemi, özellikle birinci basamak sağlık hizmetlerine ciddi darbeler indirdi. Sağlık hizmetlerinin örgütlenmesinde ağırlıklı olarak birinci basamak sağlık hizmetleri içinde yerini bulan kadın sağlığı hizmetleri de bu darbelerden payını aldı. Etkin doğum kontrol uygulamalarının felç edilmesi, rutin gebe takiplerinin yapılamaması, üreme sağlığı eğitimlerinin verilmemesi, bağışıklama çalışmalarının etkin yürütülmemesi kadın sağlığını en çok olumsuz etkileyen nedenler oldu.

Emek dünyasında genellikle güvencesiz, esnek, kayıt dışı ve erkeklere göre çok daha düşük ücretlerle istihdam edilen kadınlar, iş yerlerinde de sendikasızlaştırıldılar. Bunlar, sonuç olarak kadını mülksüz ve yoksul kıldı. Bu mülksüzlük ve yoksulluk ise, kadınların sağlık hizmetlerine erişimini engeller oldu. Öyle ki, bir aile hekimine muayene olunduğunda 3-10 TL, Kamu Hastaneler Birliği Hastanelerinde muayene olunduğunda 5-15 TL, üniversite hastanelerinde muayene olunduğunda 8-20 TL, özel ve vakıf üniversitesi hastanelerinde muayene olunduğunda en az 12 TL olan katkı ve katılım payları, yoksullaştırılan ve mülksüzleştirilen kadınların çoğu için karşılanması güç meblağlar oldu.

Bu piyasalaşmanın yanında aynı zamanda, sağlık hizmetlerine günden güne gericiliğin sirayet etmesiyle kadınlar sağlık hizmetleri örgütlenmesinden adeta dışlandılar. Kürtaj hakkının elinden alınması (öyle ki tecavüz sonrasında dahi kürtaj hakkından yoksun bırakılmak), doğum kontrol yöntemlerine başvurulması sonucu fişlenme korkusu, “kızlık” muayenelerine zorlanma gibi çağ dışı “tıbbi” uygulamalar ile kadınların sağlığı ile değil canı ile oynanır oldu.

 

 AKP’lilerden kadın sağlığı üzerine inciler…

 

  • “Bir tane kız mıdır, kadın mıdır bilemem.”
    Recep Tayyip Erdoğan
  • “Kadına şiddet abartılıyor.”
    Recep Tayyip Erdoğan
  • “Ben zaten kadın erkek eşitliğine inanmıyorum.”
    Recep Tayyip Erdoğan
  • “Kürtajı bir cinayet olarak görüyorum.”
    Recep Tayyip Erdoğan
  • “Tecavüze uğrayan doğursun, gerekirse devlet bakar.”
    Recep Akdağ, Sağlık eski bakanı
  • “Tecavüzcü, kürtaj yaptıran tecavüz kurbanından daha masum.”
    Ayhan Sefer Üstün / AKP Milletvekili, İnsan Hakları Komisyonu Başkanı
  • “Kadın ahlaklı olsun, kürtaj yapmak zorunda kalmasın.”
    Melih Gökçek / Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı
  • “Yalnız bırakılan ya davulcuya ya zurnacıya.”
    Recep Tayyip Erdoğan
  • “Medya olayları abartıyor. Kadına yönelik şiddet algıda seçicilik.”
    Fatma Şahin / Dönemin bakanı
  • “Evdeki işler yetmiyor mu?”
    Veysel Eroğlu / Orman Bakanı
  • “Kadınlar iş aradığı için işsizlik yüksek.”
    Mehmet Şimşek / Ekonomi Bakanı
  • “Türk kadını evinin süsüdür.”
    Vecdi Gönül / Milli Savunma Bakanı
  • “Kadınsa o da iffetli olacak. Mahrem namahrem bilecek. Herkesin içerisinde kahkaha atmayacak, bütün hareketlerinde cazibedar olmayacak”
    Bülent Arınç, dönemin Başbakan Yardımcısı
  • “Kadının fıtratında erkeğe köle olmak var”
    Uğur Işılak/ AKP’li milletvekili
sağlık bakanı
Sağlık Bakanlığı resmi Twitter hesabından atılan, tepkiler üzerine silinen bu tweet AKP’nin sağlık bakanlığının kadına yönelik bakışını özetliyor; bu zihniyet kadını bir inkübatör olarak görmekte…

 

Sosyalizm ve kadın sağlığı

Kadınların ekonomik, yönetimsel, kültürel, toplumsal ve siyasal yaşamın bütün alanlarında erkeklerle eşit haklara sahip olduğu Sovyetler Birliği, “kadın sağlığı” hizmetlerini anayasasına geçiren ve bu hizmetleri kadınlara ve çocuklara “anayasal hak” olarak tanıyan İLK ülkedir.

Ülkede henüz bir Sağlık Bakanlığı dahi kurulmadan önce, Aralık 1917’de Lenin tarafından, Ana Çocuk Sağlığı Departmanı kurulmasına ilişkin bir kararname yayınlanmıştır. Tüm sağlık hizmetlerinde olduğu gibi, ülkede Kadın ve Ana Çocuk Sağlığı hizmetleri de ücretsiz sağlanmıştır.

 

Halkın Doktorları hatırlatıyor:Sovyetler Birliğinde Bir Ana Çocuk Sağlığı Dispanserinde bulunan bölümler:

  • Bebek kliniği
  • 1-3 yaş çocuk kliniği
  • Hamile kadın kliniği
  • Verem uzmanı ofisi
  • Cinsel yolla bulaşan hastalıklar uzmanı ofisi
  • Beslenme ve süt istasyonu
  • Danışma bürosu

 

Halkın Doktorları hatırlatıyor:Sovyetler Birliğinde Kadın Danışma Merkezlerinin faaliyet alanları

  • Jinekolojik ve psikolojik sorunlar
  • Gebelik ve annelik okulu
  • Barınma koşullarının denetlenmesi
  • Gerekli hallerde eş ile ilgili hukuksal destek verilmesi
  • Rutin gebelik izlemi

 

Sovyetler Birliğinde kadınlar erkeklerle eşit çalışma, ücret, dinlenme ve tatil, sosyal sigorta ve eğitim haklarına sahiplerdi ve annelerin ve çocukların çıkarları, çok çocuklu annelere ve evli olmayan annelere devlet yardımı, ücretli gebelik izni, doğumların yapılacağı gebelik evleri ve çocukların bakılacağı kreşler ve anaokulları sistemi devlet güvencesi altında idi. Ülkede kadınlar doğumdan sonra daha iyi barınma koşulları isteme hakkına sahipti.

SSCB, anne ve bebek ölüm hızları açısından, tüm coğrafi ve maddi güçlüklere karşın, dönemindeki ülkelere göre çok ilerideydi. Şimdi benzer şekilde Küba anne ve bebek ölüm hızları oranlarıyla dünyanın “en gelişmiş” ülkelerine açık ara fark atıyor.Çünkü her iki ülkede de; herkese eşit, parasız, toplumsal ve bölgesel ihtiyaçlara göre örgütlenmiş, ekseninde “kar” değil “insan” olan, kamusal bir sağlık sistemi var(dı) ve kadın sağlığı uygulamaları sağlık hizmetleri örgütlenmesi ile bütünlüklü bir şekilde planlanmış(tı).

Bu durumun aksine, kapitalist ülkelerde olduğu gibi, sağlık sistemi piyasalaşıp cepten ödemeler arttıkça, kadınların (ve çocukların) sağlık hizmetlerine erişimleri güçleştiğinden, en ağır darbeyi kadın (ve çocuk) sağlığı almakta. Görünen o ki, kadın sağlığı için de sosyalizm ivedi bir ihtiyaç…

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir