KAVGA VAR; EMEK-MESLEK ÖRGÜTLERİNE SAHİP ÇIK!

Boy boy sayfalarla yazı dizileri peydah oldu malum paçavralarda; meslek örgütleri terörist yuvası olmuş, artık teröristlerden arındırılması gerekiyormuş. Tesadüfe bakın ki bu yazı dizileri oda seçimleri ve seçimli genel kurulların arifesinde servis edildi. Aaa bir de ne görelim, AKP-MHP-VP işbirliğinde yandaş listeler de çıkıvermesin mi?

Yürüttükleri bel altı, yalan dolu, ilkesiz seçim propagandalarına biz bakarız; ama bak kardeşim, alakam yok deme, bir bak emek-meslek örgütlerini “çalarlarsa” neleri kaybedersin:

  • Türkiye’de çevre sağlığına ilişkin tek ses duyamazsın. Hava kirliliği hasta ediyor diye tek bir yandaş ses çıkar mı bir düşün? Çünkü tüm termik santraller, havamızın, suyumuzun, toprağımızın af edersin içine eden fabrikalar, şirketler “onlarındır”. Doğmamış beben ağır metallerle zehirlenir, ananın sütüne kimyasal karışır, sen gencecik yaşında kanserden ölür gidersin kardeşim…
  • Soma’da, Ermenek’te, Torunlar’da, orada, burada her gün öldürülen yüzlerce emekçinin hesabını onlar mı sormuş kardeşim? Onlar mı yırtınmış “İŞÇİ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ” diye; onlar, yani emekçiye tekme atıp da çakma raporlar alanlar mı arşınlamış emekçilerin öksüz kalmış evlerini, mahkemeleri, sokakları? Ölürsün kardeşim; şantiyende, trafikte, atölyende ölürsün, sakat bırakırlar, tekme sallayıverirler bir de üstüne…
  • Onların tıp fakülteli Bakanları “Tecavüze uğrayan da doğursun, devlet bakar” der kardeşim, “Bir kereden bir şey olmaz” der; biz yırtınırız kadın sağlığı, çocuklarımızın iyilik hali diye. Biz iyileştirmeye didiniriz o ömürlük travmaları, biz raporlarız tacizi-tecavüzü; onlar gizler kardeşim. Irzına geçerler, çocuğuna göz dikerler; biz sorarız hesabını kardeşim.
  • Onlar gençlerimize “ara elemanlığı”, “niteliksiz işçiliği” reva görürler, “o da lazım” derler, üniversiteleri dar ederler, geleceği umutsuz korlar; biz dikiliriz karşılarına, biz sorarız hesabını gençliğe kalkan ellerin, uzanan dillerin.
  • “Gericilik sağlığa zarar” diyen yandaş bir ses duydun mu hiç? Duyamazsın kardeşim, o ses bizim sesimiz; küçücük çocuğun aklını hurafelerle dolduramazsın, başını kapatamazsın, evlendiremezsin diyen biziz kardeşim. Demekle kalmayan, bilimsel kanıtlar türeten, doğru ve haklı olan biziz inan.
  • Barış isteyen herkesi terörist ilan ediyorlar; inadına ve her pahasına barış diyoruz kardeşim. Binlerce neden sayarız; yaşam hakkından tut da, toplumda dipsizleşen travmaya kadar. Barış talebimiz meşrudur, kriminalize ededursunlar, biz haklıyız ve haklı kalacağız; onlarsa ebediyete dek suçlu…

Liste uzar; çünkü emeğin, haksızlığın ve mücadelenin olduğu her yerde yani yaşamın her köşesindeyiz.

Terörist diyorlar; ne demekse?

Savaşmadık biz, aksine barışı ve yaşamı savunduk.

Çalmadık, çırpmadık kardeşim; aksine ürettik ve topluma mal ettik.

Ama soyulduk, tomar tomar…

Öldürmedik, aksine yaşattık.

Ama öldürüldük yüzer yüzer…

Bunların hepsi bir yana, çalmalarına engel olduk. En büyük dertleri bu; kentlerimizi, köyümüzü, suyumuzu, surumuzu yağmalamalarına çomak soktuk. Hastanelerimizi, emeğimizi, sağlığımızı gasp etmelerine mum diktik, rahat rahat çalamadılar.

Dedik ya seçim dönemi, bak listelerinde kimler var;

  • Dinci-gerici vakıflarda yöneticiler
  • MHP Milletvekili adayları
  • Hakkında para kazanmak için tıbbi gerekçelerin dışında işlemler yaptığı suçlamaları olan uzmanlar
  • İdam cezasını hem de en alelade biçimde savunanlar
  • Muhafazakar kadın tipolojisine övgü düzen badem bıyıklılar
  • AKP Milletvekilleriyle aleni ilişkileri olanlar

Şimdi bir daha düşün istersen; AKit zihniyeti mi kazansın, laik, demokratik, emekten yana bir ülkede yaşamak için mücadele verenler mi?

Gel sen emeğine, geleceğine, onuruna SAHİP ÇIK! Öylesine değil, kavga büyük; sandığımızdan daha büyük…

 


Bu yazı 14.04.2016 tarihinde İleri Haber‘de yayınlanmıştır.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir