DR. HAYAT, GÖZLERİNDEN ÖPERİM…

Savaş tamtamları susmuyor.

Binlerce insanın katledilmesi, milyonlarcasının yerinden edilmesi, binlercesinin denizlerin diplerini boylaması yetmedi. Emperyalizm, taşeronları ve saray ağaları hala kana doymadı.

Nice anlatılara, anılara sulak olmuş güzelim Ege şimdi dipsiz bir toplu mezar; Ege’nin de, Egelinin de içselleştiremeyeceği bir trajedi… İçselleştiremiyor da; 1922’de Türkiye’nin Ege’sinden, Yunanistan’ın Ege’sine göç ettirilmiş bir ailenin hekim kızının, Dr. Zoi Livaditou’nun öyküsü bu reddedişin adeta özeti.

Dr. Zoi Livaditou Midilli Adası’nda doğup büyümüş, Afganistan ve Gazze’deki çatışma ortamları ve Haiti depremi gibi doğal afetlerde çalışmış bir acil tıp doktoru. 2010’dan beri ülkesinde yaşanan ve sağlık sistemini de yerle bir eden ekonomik kriz sırasında kurulan ve gönüllü sağlık hizmeti verilen Dayanışma Kliniklerinde görev almış. Midilli Tabipler Birliği’nin ve Helen Arama Kurtarma Biriminin kurucusu, bölgedeki pek çok sivil toplum örgütü ile gönüllü çalışmalar yürütmüş bir aktivist.

Kendisi acil sağlık hizmeti vermek için dünyayı turlarken, tarihin en kitlesel “acil”lerinden birisi ocağına, Midilli’ye düşmüş. 2015’ten beri nüfusu 86 bin olan Midilli Adasına en az dörtte biri çocuk olan yarım milyonu aşkın göçmen gelmiş. 2010’dan beri süren ekonomik kriz nedeniyle zaten zor durumda olan Adalıların göçmenlere verebileceği bir yardım yokken, Dr. Livaditou hem göçmenlere hem de yoksul Adalılara yardım etmenin yollarını aramaya koyulmuş. Midilli Adasındaki tek hastane doktor ve hemşire eksiği ile hizmet verirken, Ada’da yalnızca dört ambulans bulunuyor.

Pek çok sivil toplum örgütü ile işbirliği içinde kurtarma ve yardım kampanyaları yürüten Dr. Livaditou duraksamadan çalışıyor. Çadırlarda yaşamaya çalışan göçmenlere sağlık hizmeti sunuyor, botlarla kurtarma operasyonlarına çıkıyor, yoksul Adalıların ihtiyaçlarını sağlıyor. Her ne kadar pek çok doktor bölgeye gelse de, geçici sürelerle kalmalarının bu büyük çaplı ve sürekliliği olan göç sorununa yetmediğini düşünüyor. Dr. Livaditou ayrıca uluslararası sivil toplum örgütlerinin verdiği fahiş maaşları etik bulmuyor.

Dr. Zoi Livatidou çocuklar konusunda özellikle hassas; çocuklara bakarken etrafında gazeteci ve fotoğrafçı istemiyor. “Sizce bu çocukları Avrupa’da güvenli be nitelikli bir hayat bekliyor mu? Tabii ki hayır. Çocuklara yalan söyleyemem, çünkü çocuklar anlarlar. Ama onlara bu acı gerçeği söylemek de en az yalan söylemek kadar zor” diyor. Çocukları gülümsetmek için bir depo dolusu oyuncak toplamış, onları muayene ederken veriyor. Gönüllüler ile birlikte çocuklar için bir ev inşa etmişler, bahçesine ağaçlar ve çiçekler dikmişler. Dr. Livatidou, hayatlarının henüz başlangıcında savaş ve göç gibi ömürlük bir travmayı sırtlayan bu küçük insanları biraz olsun gülümsetebilmenin değerine inanıyor.

Dr. Zoi yaptığı işi yapmaya mecbur olduğunu söylüyor, “İsmim adına mücadele veriyorum” diyor; çünkü ismi Yunancada “hayat” demek. Hayat için mücadele vermek, yaşamdan yana saf tutmak; koşulsuz, inadına, gece ve gündüz…

Savaşlarla sökülsek de birbirimizden, buluşuyoruz yine aynı yerde; yıllar sonra ama aynı anda, aynı ve en güzel yerde: “Yaşatmak”ta. Gözlerinden öpüyorum Dr. Zoi; tanışmasak da o kadar tanıyoruz birbirimizi, o kadar kardeş, o kadar yoldaşça…

Kaynaklar

On Lesbos, a courageous doctor struggles to save Syrian refugees and help locals
Yunanistan’daki Kriz ve Sağlık

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir